Hızlandırılmış vokaller havada uçuşurken, Kerem Deniz’e doğru bir adım attı. Hiç konuşmadılar ama o anın enerjisi binlerce kelimeye bedeldi. Müziğin hızına kapılıp dans etmeye başladıklarında, Deniz ilk defa her şeyi arkasında bırakmanın ne demek olduğunu anladı. Hayatın monotonluğu, o "speed up" ritmin içinde eriyip gitmişti.
Deniz, o gece eve dönerken kulaklığında aynı şarkıyı açtı. Artık şarkı sadece bir melodi değil, kalbinin o gece keşfettiği yeni hızın ta kendisiydi. Hayatında ilk defa, birinin varlığıyla gerçek anlamda "yandığını" ve o hızın içinde kaybolmaktan korkmadığını hissetti. Seninle Ilk Defa Speed Up
Gecenin sonunda, dışarıda serin bir esinti varken Kerem sadece şunu söyledi: "Bazen hayatın hızına yetişmek gerekir, yoksa en güzel anları kaçırırsın." Hayatın monotonluğu, o "speed up" ritmin içinde eriyip
Kalabalığın tam ortasında, elinde bir bardak suyla duran birini fark etti. Adı Kerem’di. Kerem, o güne kadar Deniz’in dünyasına girmemiş, ama sanki hep orada bir yerlerde bekliyormuş gibiydi. Şarkının ritmi hızlandıkça Deniz'in kalbi de aynı hızda çarpmaya başladı. o güne kadar Deniz’in dünyasına girmemiş