Г–lгјm Vardд±r Ећu - Dгјnyanд±n Sonunda (boеџu Boеџuna)

Önemli olan, o pencereden bakarken ne gördüğümüz ve arkamızda nasıl bir ses bıraktığımızdır. Gelin, bu kısa ömrü boşu boşuna değil, dolu dolu ve sevgiyle yaşayalım.

Dünya, büyük bir pazar yeri gibidir. Sabah tezgahını açan, akşam toplar gider. Ne saraylar kalır ne de biriktirilen altınlar. Geriye kalan tek şey, bir insanın kalbinde bıraktığınız o ince sızı ya da sıcak bir tebessümdür. Kırmadan, İncinmeden Yaşamak Önemli olan, o pencereden bakarken ne gördüğümüz ve

Ölüm Vardır Şu Dünyanın Sonunda: Boşu Boşuna Bir Koşturmaca mı? Sabah tezgahını açan, akşam toplar gider

Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, o yanık sesiyle "Ölüm vardır şu dünyanın sonunda" dediğinde, aslında hepimizin bildiği ama her gün unuttuğu o büyük gerçeği yüzümüze çarpar. Modern hayatın gürültüsü içinde öyle bir hırsa kapılıyoruz ki; sanki bu dünyadan hiç gitmeyecekmişiz gibi kök salmaya, biriktirmeye ve kırmaya çalışıyoruz. Peki ama neden? Dünyanın "Yalan" Yüzü bu dünya bir penceredir

"Gönül Çalab’ın tahtı" diyen bir geleneğin çocukları olarak, kırmanın onarmaktan çok daha zor olduğunu unutmamalıyız.

"Vade tecelli edip de ömür biterse," arkamıza dönüp baktığımızda "Keşke" demek yerine "İyi ki" diyebilmeliyiz. Hayat; hırslarımız, kavgalarımız ve küçük hesaplarımız için çok kısa. Neşet Ertaş’ın da hatırlattığı gibi; bu dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.