Black Diasy Kucuktum Daha Uzun Versiyon Instant
Fırtına dindiğinde, bahçede sadece Daisy ve onun sarsılmaz duruşu kalmıştı. Artık o eski, ürkek küçük papatya değildi. Gövdesi ince ama kökleri toprağın kalbine kadar inmişti.
Kara Papatya, o günden sonra sadece bir çiçek olarak değil, bir efsane olarak anıldı. Karanlığın içinde nasıl parlanacağını herkese öğretti. Black Diasy Kucuktum Daha Uzun Versiyon
Zaman geçti, Daisy her sabah biraz daha büyüdü ama içindeki o "küçük" çocuk hiç gitmedi. Bir gün büyük bir fırtına koptu. Gökyüzü karardı, rüzgar bir dev gibi kükredi. Renkli çiçekler, taç yapraklarını birer birer kaybederken, Daisy olduğu yerde dimdik durdu. Siyah yaprakları, fırtınanın karanlığıyla birleşmişti. O an anladı ki; farklı olmak, aslında en büyük zırhıydı. Kara Papatya, o günden sonra sadece bir çiçek
, siyahın en derin tonlarına bürünmüş yapraklarıyla, kasabanın unutulmuş bahçesinde tek başına açmıştı. Ona "Kara Papatya" (Black Daisy) diyorlardı; çünkü güneşin altında bile parlamak yerine, ışığı içine çeken bir gizemi vardı. Bir gün büyük bir fırtına koptu
"Küçüktüm daha," diye başladı anlatmaya Daisy, yanına sığınan yaşlı bir uğur böceğine. "Dünya gözüme öyle büyük, öyle ulaşılmaz görünürdü ki... Bahçe duvarının arkasında ne olduğunu hayal bile edemezdim. Diğer papatyalar güneşe aşıkken, ben ayın gümüş rengi ışığında kendimi bulurdum. Onlar sarı kalplerini gökyüzüne açarken, ben siyah yapraklarımın arasında sırlarımı saklardım."
"Küçüktüm," dedi gökyüzüne bakarak. "Ama şimdi anlıyorum; büyüklük boyda değil, ruhun rengindedir. Ve benim rengim, tüm renkleri içinde barındıran o asil siyah."
