Bu hikaye hakkında ne hissettiğini merak ediyorum; sence de bir şeyi , onu satın almaktan daha mı değerlidir?
Aylar geçti. Selim ne kadar zorlasa da bürokrasi bir türlü izin vermiyor, mahalleli dükkânın etrafında nöbet tutuyordu. En sonunda Selim yorgun düştü. Bir sabah erkenden Kerem Bey’in yanına gitti. Gözleri kan çanağına dönmüştü. Bazi Haklar Helal Edilmez
Selim güldü. "Her şeyin bir fiyatı vardır" diyerek dükkândan çıktı. Ancak o geceden sonra Selim’in hayatında garip şeyler olmaya başladı. Rüyasında her gece dükkânın içindeki kitapların feryat ettiğini, ağaçların kökleriyle onu boğmaya çalıştığını görüyordu. Ne zaman o dükkâna baksa, göğsünde tarif edilemez bir ağırlık hissediyordu. Bu hikaye hakkında ne hissettiğini merak ediyorum; sence
Bir gün kasabaya hırslı, her şeyi parayla satın alabileceğine inanan genç bir iş insanı geldi. Adı Selim’di. Selim, kasabanın tarihi dokusunu bozacak dev bir otel projesi için oradaydı. Projenin önündeki tek engel, Kerem Bey’in dükkânının olduğu o küçücük araziydi. En sonunda Selim yorgun düştü
Kasaba meydanındaki yaşlı çınar ağacının altında, "Helalci" lakabıyla bilinen bir sahaf yaşardı. Adı Kerem Bey’di ama kimse onu bu isimle çağırmazdı. Kerem Bey’in dükkânında diğer sahalardan farklı bir kural vardı: Bazı kitaplar parayla satılmazdı, sadece emanet edilirdi.
"Hakkını helal etmeyenlerin sessizliği, dünyanın en ağır yüküdür."
Archiver|手机版|小黑屋|家酿啤酒爱好者 HomeBrew8 ( 辽ICP备14003083号 )|辽公网安备 21011402000077号
GMT+8, 2025-12-14 18:51 , Processed in 0.046810 second(s), 24 queries .
Powered by Discuz! X3.5
© 2001-2025 Discuz! Team.